Kamçılanma Etkisi

İnsanoğlunun kamçılanmaya ihtiyacı var. Bir şeye başlamak, yapmak için birilerinin desteklemesine, itmesine, motive etmesine ihtiyaç duyuyoruz.

Doğamız gereği insanoğlu tembelliğe yatkın. Her zaman istediklerimiz pat diye olsun gözüyle bakıyoruz. Ancak bekleyerek hiç bir şeye ulaşmamız mümkün değil. Bir ağaç bile bekleyerek amacına ulaşmıyor. Bir çaba içerisinde. Kendi neslinin çoğalması için gayret ediyor. Aslında onu kamçılayan da bu.

Hepimiz Kamçılanma Etkisine muhtacız. En çok da ben ihtiyaç duyuyorum buna. Hayatımın her anında bekliyorum bunu. İş hayatımda, özel hayatımda ve hatta size bunları yazmakta. Aslında sizi kamçılayan birisinin olması çok iyi bir durum ama bunun alışkanlık haline gelmemesi gerekiyor. Alışkanlık haline geldiğinde her şey için beklemeye başlıyoruz. Tembelliğe yatkınlığımız burada da kendini gösteriyor.

Esasında kamçılayan şeyin birisi olması gerekmiyor. Bazen bir söz, bazen bir şarkı, bazen bir kitap… Spora gittiğimizde bile kulaklıklarımızı takıp hemen Spotify’ı açıyoruz. Fitness listelerine girip bizi gaza getirecek bir şarkı arıyoruz. Askere gidiyoruz Vatan, Millet, Sakarya diyorlar her yere “Vatanını En Çok Seven Görevini En İyi Yapandır.” yazıyorlar. Böyle böyle aleni veya gizliden kamçılıyorlar bizi.

Kamçılamanın da kötüsü yok mu? Tabi ki de var. Modern dünyada yaşayan her insanın üstünde bu var hem de. BORÇ YİĞİTİN KAMÇISIDIR. Ne güzel bir söz değil mi? Borcu olan daha çok çalışır bla bla bla. Ama yaşadığımız hayatlar bizi borca itiyor. Daha iyisini ye, daha iyisini giy, daha iyisini al, daha iyisinde otur… Ama bu daha iyisini nasıl karşılayacağız. Borç ile tabi. Ama kimden borç alabiliriz sorusu geliyor akla. Herkes senin gibi düşünüyor. Kendini bunun için kamçılıyor. Ama o da bu batağın içinde. Geriye tek bir seçenek, banka kalıyor. Bu durumda bunu şöyle düzeltmek daha doğru olacak bence. BANKA YİĞİTİN KAMÇISIDIR. Bankalar sizi kamçılıyor. Bankalar sizi daha da harcamaya kamçılıyor. Sizi borcunuzu ödemeye kamçılıyor. Size daha güzel bir gelecek vadedip harcadığınız zamanları çalıyor. Sistem öyle bir güzel işliyor ki siz iş işten geçmeden hiç bir şeyin farkına varmıyorsunuz. Sırtınızda kalan kamçı izlerinizle hayatınıza devam etmeye çalışıyorsunuz. Her aynaya baktığınızda aslında olmayan yaralarınıza bakıyorsunuz. Görebilirseniz ne mutlu ama ya göremiyorsanız geçmiş olsun.

Kamçılanmaya izin verin. Ama sizi doğru kişilerin kamçılamasına müsaade gösterin. Yapabiliyorsanız kendi kendinizin kamçısı olun. Ne olursa olsun Kamçılanma Etkisinden kendinizi mahkum bırakmayın.

P.s.: Buradan beni hayatımda her daim kamçılayan kişiye teşekkürlerimi borç bilirim. Tüm destekler için teşekkürler.