Neden Çalışıyoruz?

Hepimiz insanız veya öyle olduğumuzu düşünüyoruz. Her insan hayatını devam ettirmek için yüce Lidyalıların bize bıraktığı Stater’e (para’ya) ihtiyaç duyuyoruz. Parayı bir şekilde kazanıyoruz doğru. Ancak zaman geçirmeye de ihtiyacımız yok mu acaba? Çoğu kişi bir işte çalışmayı para kazanmaktan çok verimli zaman geçirme olarak görüyorlar. Peki harcadığımız eforun ve zamanın değeri para ile ölçülebilir mi? Gerçekten zamanın değer birimi para mıdır?
Eğer zamanın değeri para ile ölçülebiliyorsa, bunun değerine kim karar veriyor. Asgari ücretle çalışan birisinin 1 saatinin değeri 6,45 TL iken, diğerlerinin nasıl 20, 50, 100 TL olabiliyor. Bunu sağlayan sadece eğitim diploması mıdır? Eğitim mi sadece sizi değerli kılar?
Bence eğitimden çok aldığımız kültür bizi daha çok öne çıkarıyor. Firmalar sizden çok daha önce neler yaptığınız, neleri sevdiğiniz, neler okuduğunuz, görünüşünüz, dış görünüşünüz vb. ile ilgileniyorlar. Çünkü hiç bir firma Boğaziçi mezunu da olsa konuşamayan birisini bünyesinde barındırmak istemez. Bu kişileri kendisine bir şey katamamış ve şirkete de bir katkısı olmayacak gözüyle görürler. Hiç şans vermediğiniz Marmara Üniversitesi mezunu işi kapmış oluverir 🙂
Konuyu çok dağıttım. Zaman geçirmek, değer derken konu akmış gitmiş. Çalışıyoruz doğru. Ancak karşılığında ne alabiliyoruz? Çalışan kişiler modern dünyanın kölesi değiller midir?
Bir şöyle bakalım. Asgari ücretli birisi 1.600 TL maaş almakta. Bunun 1000 TL’si (en iyi ihtimalle, kötüsünü söylemiyorum bile) kiraya, yaklaşık 300 TL faturalara harcamakta. Geriye kalır 300 TL. Siz bu para ile bir ay geçinmek durumundasınız. Aslında bir nevi karın tokluğuna çalışıyorsunuz. Bu 300 TL’yi sabah ve akşam yemeğine ayırırsanız, ne bir sinemaya ne de bir tiyatroya gidebilirsiniz. Diyelim ki bunlarda pek bir gözünüz yok. Kafeye gitseniz bir çay 3 TL. O gün harcayacak 7 TL kalıyor. Bununla da ne yapabilirsiniz size kalmış.Ki bir şey yapabilirseniz. Daha akşam yemeği maliyetiniz sizi bekliyor.
Sonuç olarak öyle ya da böyle çalışmaya devam edeceğiz. Kah karın tokluğuna kah zevk-i sefasını sürerek. Bu size ve kendinizi ne kadar geliştirdiğinize bağlı. Durmayın okuyun, araştırın, geliştirin.